Her birimiz korku yaşayabiliriz ve bu kesinlikle normal bir tepkidir. Korku, iç çekirdeği, enerjiyi ve pozitifliği yok eder. Korkanlar mutlu yaşamayı ve uyumlu ilişkiler kurmayı başaramazlar. Korkularınızı kabul etmelisiniz, böylece onlarla daha kolay başa çıkabilirsiniz. İnkâr sadece durumu daha da kötüleştirecektir.
Herkes kendinden şüphe edebilir, ancak sürekli olarak yeni olan her şeyden korkmak hem sağlık hem de gelecekteki başarı için tehlikelidir. Belirsizlik, er ya da geç daha da büyük başarısızlığa neden olabilecek korkuları doğurur. Belirsizliğe muazzam miktarda iç enerji harcanır ve bu durum bizi her geçen gün yeni perspektiflerden vazgeçirir. Benlik saygısını ve pozitif olumlamaları artırmak, güvensizlikle başa çıkmanıza yardımcı olur.
Bazen şikayetler uzun süre devam eder ve nasıl affedileceğini bilmeyenler için zamanla tüm dünyanın onlara karşı olduğu görülür. Eksiklik, tatminsizlik ve yakıcı kızgınlık duygusu içeriden uzaklaşarak sevinmeyi, gelişmeyi ve hayattan zevk almayı zorlaştırır. Bu tür düşünceler bilinçaltının yalnızca gerilemeye götüren bir programıdır. Zamanla kızgınlık öfkeye dönüşebilir ve öfkenin sürekli bir sorun kaynağı olduğu bilinmektedir.
Kişisel refahı elde etmek bazen zordur, ancak başarıya giden kişisel yolu seçerseniz, er ya da geç şansı yakalayabileceksiniz. Kendinizi çevre ile zihinsel olarak karşılaştırmak sizin lehinize değilse, kendi kendini imha programı çok hızlı bir şekilde başlatılacaktır. Başarılı ve mutlu bir insan olmak, özgüveninizi düşürürseniz ve her gün zihinsel olarak kaybederseniz işe yaramayacaktır.
Çoğu şey düşünceler ve duygulara bağlıdır, bu nedenle gelişimi yavaşlatan ve iyiye işaret etmeyen içsel korkuların üstesinden gelmeyi öğrenmek çok önemlidir. Olumlu değişikliklerle dolu mutlu bir hayata giden yolda her düşünce ilerlemeli ve aşılmaz bir engel haline gelmemelidir.